Blog

Dijital Erişilebilirliğin Tarihçesi 5: Küresel Hukuki Çerçeve ve Türkiye'nin 2025 Genelgesi

Yazan:
8 dk okuma
Açık ahşap bahçe kapısı ve arkasında meyve ağaçlarıyla dolu yeşil bir bahçeye uzanan patika.

Dizimizin beşinci bölümüne hoş geldiniz. Dördüncü bölümde standartların "nasıl"ını (WCAG, WAI-ARIA, platform API'leri) ele almıştık. Bu bölümde "kim mecbur eder" sorusunu yanıtlıyoruz: dijital erişilebilirliği maddi yaptırımları olan bir hukuki zorunluluğa dönüştüren küresel mevzuat ve emsal davalar — Birleşmiş Milletler'den ABD, Avrupa, Avustralya ve Asya'ya, ve nihayet Türkiye'nin tarihî 2025/10 sayılı Genelgesi'ne.

10. Küresel Hukuki Çerçeve ve Yasal Yaptırımlar

Dijital erişilebilirliğin yalnızca teknik bir kılavuz olmaktan çıkıp, kurumlar ve şirketler için kaçınılması imkânsız, maddi yaptırımları olan hukuki bir zorunluluk haline gelmesi, dünya genelindeki yasal düzenlemeler ve tarihi mahkeme kararları sayesinde gerçekleşmiştir. Bu yasal dönüşümün küresel düzeydeki en büyük şemsiyesi, Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen Engelli Hakları Sözleşmesi (UN CRPD) olmuştur]. 13 Aralık 2006 tarihinde BM Genel Kurulu'nda kabul edilen sözleşme, 30 Mart 2007 tarihinde imzaya açıldığı ilk gün tam 82 ülkenin imzalamasıyla sivil haklar tarihinde kırılması güç bir rekora imza atmıştır. 3 Mayıs 2008 tarihinde resmen yürürlüğe giren CRPD'nin 9. Maddesi (Erişilebilirlik), taraf devletlerin engelli bireylerin bilgi ve iletişim teknolojilerine (internet dahil) eşit erişimini sağlamak için yasal ve idari her türlü tedbiri almasını kesin olarak zorunlu kılmaktadır [1].

Amerika Birleşik Devletleri ve Tarihî Robles v. Domino's Davası

ABD'de dijital erişilebilirlik hukuku, 1990 tarihli Americans with Disabilities Act (ADA) yasasının Title III (Kamusal Alanlar) hükmünün mahkemeler tarafından genişletici şekilde yorumlanmasıyla şekillenmiştir [2]. Bu alandaki en tarihi hukuki mücadelelerden biri Robles v. Domino's Pizza, Inc. davasıdır. Görme engelli bir Amerikan vatandaşı olan Guillermo Robles, Domino's Pizza'nın mobil uygulaması ve web sitesi üzerinden, ekran okuyucu uyumsuzluğu nedeniyle pizza siparişi veremediği gerekçesiyle şirkete dava açmıştır. Domino's Pizza avukatları, ADA yasasının 1990 yılında yazıldığını ve yalnızca fiziksel dükkanları kapsadığını savunarak davayı ABD Federal Temyiz Mahkemesi'ne (9. Daire) taşımışlardır. Temyiz Mahkemesi, web sitelerinin ve mobil uygulamaların fiziksel dükkanların sunduğu hizmetlere erişimde kritik birer geçit olduğunu, dolayısıyla ADA Title III kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmederek Robles'i haklı bulmuştur. Domino's Pizza'nın bu karara karşı ABD Yüksek Mahkemesi'ne yaptığı temyiz başvurusu 7 Ekim 2019'da reddedilmiş ve alt mahkemenin kararı kesinleşmiştir [3]. Bu tarihi karar, özel sektöre ait web sitelerinin ve mobil uygulamaların ADA kapsamında erişilebilir olmasının zorunlu olduğunu tescillemiştir [2][3].

Bu hukuki birikim, ABD Adalet Bakanlığı'nın (DOJ) attığı tarihi bir adımla daha da güçlendirilmiştir. Nisan 2024 tarihinde DOJ, ADA Title II (Eyalet ve Yerel Yönetim Hizmetleri) kapsamında tarihi bir Final Kural yayımlamıştır. Bu yeni düzenlemeye göre, ABD'deki tüm eyalet ve yerel yönetimlere, kamu okullarına, kütüphanelere ve belediyelere ait web siteleri ile mobil uygulamaların resmî teknik standart olarak WCAG 2.1 Seviye AA kriterlerine tam uyumlu olması zorunlu kılınmıştır [4]. Kamu kurumlarına, nüfus büyüklüklerine göre bu uyumluluğu sağlamaları için kesin bir geçiş süresi tanınmıştır.

Avrupa Birliği, Web Direktifi ve EAA 2025 Uyumluluk Dalgası

Avrupa Birliği bünyesinde dijital erişilebilirlik, iki temel yasal sütun üzerinden yürütülmektedir. Bunlardan ilki, kamu sektörünü hedef alan ve 26 Ekim 2016 tarihinde kabul edilen AB Web Erişilebilirlik Direktifi (Directive 2016/2102) yasasıdır [5]. Direktif, tüm üye ülkelerdeki kamu sitelerinin ve mobil uygulamalarının WCAG 2.1 AA (Avrupa standardı olan EN 301 549 kapsamında [6]) seviyesinde erişilebilir olmasını zorunlu kılmıştır. Direktifin geçiş takvimi son derece keskin uygulanmış; 23 Eylül 2020'de mevcut tüm kamu web siteleri ve 23 Haziran 2021 itibarıyla tüm kamu mobil uygulamaları için uyumluluk yasal olarak zorunlu hale getirilmiştir [5].

Avrupa'daki asıl büyük yasal dalga ise, özel sektörü de doğrudan kapsama alanına alan Avrupa Erişilebilirlik Yasası (EAA - European Accessibility Act / Direktif 2019/882) ile gelmiştir. 2019 yılında kabul edilen EAA, dijital ürün ve hizmet sunan tüm özel şirketleri (e-ticaret platformları, bankacılık hizmetleri, telekomünikasyon operatörleri, e-kitaplar vb.) erişilebilirlik standartlarına uymaya mecbur bırakmıştır. Takvimin en kritik tarihi 28 Haziran 2025'tir: bu tarihten itibaren, kapsam dahilindeki tüm özel ve kamu kuruluşlarının sundukları dijital ürün, hizmet ve web platformlarını erişilebilir kılmaları zorunludur [7].

Birleşik Krallık ve Kanada Mevzuatı

Birleşik Krallık'ta engelli hakları, 1995 tarihli Disability Discrimination Act (DDA) ile başlamış ve bu yasa daha sonra 2010 tarihli Eşitlik Yasası (Equality Act 2010) bünyesinde birleştirilmiştir [8]. İngiltere'de kamu sektörü web siteleri, 'Kamu Sektörü Kuruluşları (Web Siteleri ve Mobil Uygulamalar) Erişilebilirlik Yönetmeliği 2018' kapsamında denetlenmektedir [9]. Kanada'da ise eyalet düzeyinde başlayan adımlar federal düzeye taşınmıştır. 2005 yılında kabul edilen Ontariolu Engelliler için Erişilebilirlik Yasası (AODA), Ontario eyaletini tamamen engelsiz kılmayı hedefleyen tarihi bir bölgesel yasadır [10]. Federal düzeyde ise, 2019 yılında kabul edilen Erişilebilir Kanada Yasası (ACA - Accessible Canada Act), federal yetki alanındaki tüm sektörlerde 2040 yılına kadar tamamen engelsiz bir Kanada yaratmayı hedeflemektedir [11].

Avustralya ve Asya Pasifik Ülkeleri

Avustralya, dijital erişilebilirlik hukukunda dünya tarihindeki ilk büyük mahkeme zaferine ev sahipliği yapmasıyla bilinir. Görme engelli Avustralyalı Bruce Maguire, 2000 Sidney Olimpiyat Komitesi'nin resmî web sitesinde bilet fiyatları tablolarının ve sporcu listelerinin ekran okuyucuyla okunamadığı gerekçesiyle, Avustralya Engelli Ayrımcılığı Yasası (DDA 1992) kapsamında Maguire v. SOCOG (2000) davasını açmıştır. İnsan Hakları ve Eşit Fırsat Komisyonu (HREOC), 24 Ağustos 2000'de olimpiyat komitesinin Maguire'a ayrımcılık yaptığına hükmetmiş, siteyi erişilebilir kılmalarını emretmiş ve komiteyi tazminat ödemeye mahkûm etmiştir [12]. Bu dava, dünya tarihinde bir web sitesinin erişilemezliği nedeniyle kazanılan ilk büyük yasal zafer olarak tarihe geçmiştir. Benzer şekilde, 2014 yılında Coles süpermarket zincirine karşı açılan ve mahkeme dışı anlaşmayla sonuçlanan Mesnage v. Coles davası da Avustralya'da e-ticaret sitelerinin körler için erişilebilir olması gerektiğini kanıtlayan, ülkenin Federal Devre Mahkemesi'ne ulaşan ilk web erişilebilirliği davası olmuştur [13].

Asya Pasifik bölgesinde ise Japonya, JIS X 8341-3 web erişilebilirlik standardını ilk kez 2004 yılında yayımlamıştır. Bu ulusal standart, 2016 yılındaki revizyonla (JIS X 8341-3:2016) uluslararası ISO/IEC 40500 standardı ile birebir uyumlu hale getirilmiştir [14]. Güney Kore ise, 2008 yılında yürürlüğe giren Engellilere Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Yasası kapsamında, kendi ulusal standardı olan Kore Web İçeriği Erişilebilirlik Kılavuzları'nı (KWCAG 2.0, 2010 ve KWCAG 2.1, 2019) yasal bir zorunluluk olarak uygulamaktadır [15].

Türkiye: 5378 Sayılı Kanun ve Tarihî 2025/10 Cumhurbaşkanlığı Genelgesi

Türkiye Cumhuriyeti'nde engelli hakları ve erişilebilirlik standartları, ilk kez 2005 yılında kabul edilen 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun ile güçlü bir yasal güvenceye kavuşturulmuştur [16]. Türkiye, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'ni (CRPD) 2008 yılında onaylayarak iç hukukunun bir parçası haline getirmiştir [1]. Ancak, dijital erişilebilirliğin denetimi ve teknik yaptırımları konusunda uzun yıllar yaşanan yasal boşluk, tarihî bir kararnameyle son bulmuştur.

21 Haziran 2025 tarihli ve 32933 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2025/10 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, Türkiye'de dijital erişilebilirliği isteğe bağlı bir tercih olmaktan çıkarıp, net takvimleri ve idari yaptırımları olan resmî bir yükümlülük haline getiren en büyük tarihî kırılma noktasıdır. Genelge, resmî teknik standart olarak "Web Siteleri ve Mobil Uygulamaların Erişilebilirliği Kontrol Listesi – A Seviyesi" ile WCAG 2.2 kriterlerini belirlemiş  ve şu kesin takvimi ilan etmiştir [17]:

Kamu Kurumları, Belediyeler, Üniversiteler ve Bankalar (1 Yıl Geçiş Süresi): Tüm kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, bankalar, özel hastaneler ve 200.000'in üzerinde abonesi olan elektronik haberleşme işletmecileri gibi kuruluşlar, en geç 21 Haziran 2026 tarihine kadar tüm web sitelerini ve mobil uygulamalarını uyumlu hale getirmek zorundadır [17].

E-Ticaret Hizmet Sağlayıcıları (2 Yıl Geçiş Süresi): 6563 sayılı Kanun kapsamındaki tüm e-ticaret platformları, en geç 21 Haziran 2027 tarihine kadar dijital satış kanallarını erişilebilir kılmakla yükümlüdür [17].

İzleme Komisyonu ve Erişilebilirlik Logosu: Genelge kapsamında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı başkanlığında bir "İzleme Komisyonu" kurulmuştur; denetimlerden başarıyla geçen platformlara 2 yıl boyunca geçerli olacak resmî bir "Erişilebilirlik Logosu" verilecektir [17].

Bu tarihi genelge, ülkemizde dijital eşitliğin sağlanmasında atılmış en cesur ve somut yasal adım olarak tarihe geçmiştir.

Bu bölümde dijital erişilebilirliğin BM'den Türkiye'ye uzanan hukuki çerçevesini gördük. Altıncı ve son bölümde geleceğe ve eleştiriye bakıyoruz: yapay zekânın (Seeing AI, Be My AI) ve uzamsal bilgisayarların (Apple Vision Pro) erişilebilirlikte açtığı ufuk, beyin-bilgisayar arayüzleri; ardından "erişilebilirlik yıkama", overlay eklentileri ve otomatik test araçlarına aşırı güven gibi sektörel krizler ve genel bir değerlendirme.

Kaynakça

[1] UN DESA — CRPD, Madde 9: Erişilebilirlik.

[2] U.S. DOJ — The Americans with Disabilities Act (ADA).

[3] Southeast ADA Center — Robles v. Domino's Pizza LLC.

[4] U.S. DOJ — ADA Title II Web Rule (Final Rule, Nisan 2024). 

[5] Directive (EU) 2016/2102 of the European Parliament and of the Council of 26 October 2016 on the accessibility of the websites and mobile applications of public sector bodies

[6] ETSI EN 301 549 V3.2.1 (2021-03).

[7] Avrupa Komisyonu — European Accessibility Act (EAA, Direktif 2019/882).

[8] UK — Equality Act 2010.

[9] UK — Public Sector Bodies (Websites and Mobile Applications) Accessibility Regulations 2018.

[10] Ontario Hükümeti — Accessibility for Ontarians with Disabilities Act (AODA), 2005.

[11] Kanada Hükümeti — Accessible Canada Act (ACA), 2019.

[12] W3C WAI Vaka Çalışması

[13] Justice and Equity Centre (PIAC) — Coles agrees to make online shopping site more accessible (Mesnage v. Coles).

[14] W3C WAI — Web Accessibility Laws & Policies: Japan (JIS X 8341-3).

[15] The Evolving Landscape of Digital Accessibility in South Korea

[16] TBMM — 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun (2005).

[17] T.C. Resmî Gazete — 2025/10 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi (21.06.2025, 32933 s.).

Siteniz engelli bireyler için gerçekten erişilebilir mi?

Otomatik testler yalnızca sorunların %20–40’ını tespit edebilir; kalan eksikleri çözmek için insan testi gereklidir. Gerçek insan testimizle sitenizi WCAG standartlarına uyumlu hale getirin.

Teklif Al!